bilinçaltı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bilinçaltı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Nisan 2010 Cuma

Bilinçdışı Kayıtlarımız ve "Sarkaç"

Doğduğumuz anda beyaz ve boş bir sayfayla başlarız hayata. Zaman geçtikce hayatı deneyimleriz; gözlemleriz, tadarız, koklarız, duyarız ve bu kayıtları unuttuğumuzu zannederiz. Oysa bizim hiç düşünmediğimiz anlar orada, bilinçdışının sularında sisler içinde yüzer, derinlere batıp kaybolmaz. Şunu unutmamak gerekir, eğer yaşadığımız bir anın duygusu varsa, mutlaka bilinçdışında kaydı da vardır.

Bu noktaya kadar her şey yolunda. Peki bizim isteğimiz dışında tuttuğumuz kayıtlar ne işe yarar? En temelde bu kayıtlar hayatta kalmamızı kolaylaştırmaya çalışır. Varlığımızı koruyan bir sistemdir bu kayıtlar. Eğer hayatımızı gerçekten kolaylaştırıyorsa sorun yok. Peki ya hayatımızı zorlaştırıyorsa? Kendimizi bir sarkaç olarak düşünelim, tam orta noktadayken dengedeyizdir; ancak bu yanlış kayıtlar sarkacı dengeden çıkarır ve bazen sağa bazen sola kaymasına neden olur. Ve çoğunlukla bu durumun farkında olmayız.

Bir önceki yazımda ‘duygu’dan yola çıkıp duyguların hayatımızı nasıl etkilediğinden bahsetmiştim. Bu yazıda bunu biraz daha genişletip içine ‘Düşünce’ ve ‘Madde’yi de koyacağım. Temel şablon içten dışa şu şekilde ilerler: Düşünce, Duygu ve Madde. Madde her şeyi çevreler, örter. Biraz önce bahsettiğim sarkacın sağında ya da solunda durduğumuzda bunu ilk 'maddede' deneyimleriz. Maddeden sadece etrafımızı çevreleyen cisimleri anlamak doğru değil, buna davranışlarımızı da ekleyebiliriz.

27 Ocak 2010 Çarşamba

AQUA YAŞAM "TAROT VE SEMBOLİZMİ" EĞİTİMİ BAŞLIYOR!

Erhan Altunay ile
TAROT'UN ve SEMBOLLERİN GİZEMLİ DÜNYASINI KEŞFEDİN!

Ücretsiz tanıtım semineri: 2 Şubat 2010, 19.00
Eğitim başlangıç tarihi: 9 Şubat 2010, 19.00


 Sembollerin dilini öğrenmek ve kadim bilgeliğin kapısını aralamak, kendimizi tanımak için sihirli bir yolculuğu başlatmaktır... Kollektif bilinçaltımızda yer alan ve açığa çıkmak için bekleyen bu semboller, kendini Tarot’un gizemli dünyası aracılığıyla bize sunuyor ve içimizdeki “bilge”yi uyandırmak için yüzyılların ötesinden bugüne sesleniyor...

Tarot, Batı ezoterizminin en önemli sembolik formlarından biridir ve yaklaşık altı yüzyıldır yorum sanatında ve başka çalışmalarda büyük rol oynamıştır. 78 karttan oluşan Tarot destesinin her bir kartında çok önemli semboller bulunur. Ve bu sembollerin bilinçaltımızda açılmasıyla birlikte, kartlarla aramızda enerjitik bir bağ kurulur.

Kökenine baktığımızda ezoterik sembollerin toplandığı bir deste olarak ortaya çıkmışsa da, Tarot kartları zamanla fal ve büyü için bir araç olarak kullanılmıştır. Ancak Tarot’un en önemli faydası, kendimizi ve karşımızdakini anlamak ve geleceğimizi şekillendirmek için atacağımız adımlarla ilgilidir. Tarot etkin ve doğru şekilde kullanılırsa, zengin sembolik içeriği nedeniyle direkt bilinçaltına hitap eder. Yaşam içinde tıkandığımız noktaları belirlemede ve sürekli tekrarlanan, içinden çıkamadığımız senaryoları değiştirme gücünü gösterebilmemizde etkili bir araç olarak karşımıza çıkar.

Aqua Yaşam Kişisel Dönüşüm Merkezi bünyesinde gerçekleştirilecek olan Tarot eğitimi, bu düşünceden yola çıkar ve Tarot’u son zamanların dejenere olmuş fal yöntemlerinden uzak tutarak en eski ve doğru anlamı ile, gerekli sembol bilgisini vererek tanıtmayı hedefler.